Bültenler

Tehlike mi, Fırsat mı? Genç Nüfus Ülkesi Türkiye Yaşlanıyor!

Ipsos Sosyal Araştırmalar Enstitüsü tarafından, bağımsız ve objektif araştırma sonuçlarının derlenerek hazırlandığı “ Nüfus Politikaları” na yönelik Rapor, bir basın toplantısıyla kamuoyuna sunuldu.
Kamu sektöründen ve üniversitelerden seçilen akademisyenler ile derinlemesine görüşmeler sonucunda hazırlanan bu araştırmayla, geleceğe yönelik 2020- 2030- 2050 yıllarına dair durumları da ortaya çıkaracak potansiyel etkilerin fotoğrafı net bir şekilde görülebiliyor.
Toplantıda söz alan bu araştırmanın yöneticisi ve uygulayıcısı olan Ipsos Sosyal Araştırmalar Genel Müdürü Sayın Tonguç Çoban şunları iletti:
“Türkiye, Cumhuriyet dönemi boyunca uzun yıllar yüksek doğurganlık düzeylerine şahit olmuş ve genç nüfus yapısı özelliğini korumuştur. Genel kamu politikaları ve özellikle de sosyal politikalar, Cumhuriyet tarihi boyunca genç nüfus yapısının getirmiş olduğu avantajları kullanmayı ve dezavantajları ile mücadele etmeyi amaçlamıştır.
Ancak, son yıllarda yapılan araştırmalar, Türkiye’de toplam doğurganlık oranının gelişmiş ülkelere nazaran beklenenden daha hızlı düştüğünü ve düşmeye devam edeceğini göstermektedir. Söz konusu araştırmalar, Türkiye’nin sürekli büyüyen ve genç nüfus yapısının dönüşüme uğradığını ortaya koymaktadır. Toplam doğurganlık oranı, nüfusun durağanlaştığı doğurganlık düzeyi olan yenilenme hızına (kadın başına 2,1 çocuk) oldukça yaklaşmıştır. Projeksiyonlar, toplam nüfusun artık sabitlenmeye doğru gittiğini göstermektedir. Doğurganlıktaki değişimlerden hareketle revize edilen nüfus projeksiyonları, Türkiye’nin nüfus yapısının gelişmiş ülkelere benzemeye başladığını göstermektedir. Türkiye’nin nüfus yapısının gelişimi, yüksek doğurganlık ve yüksek ölümlülük düzeylerinden, düşük doğurganlık ve düşük ölümlülük düzeylerine doğru geçişi kuramsallaştıran ve demografi literatüründe “Demografik Geçiş Süreci” olarak adlandırılan durumu yansıtmaktadır.

Nüfusun yaş dağılımı başta olmak üzere demografik yapıda ortaya çıkması beklenen gelişmeler, Türkiye’de bazı fırsatlar yaratmakla birlikte, daha önce karşılaşılmayan bazı sorunlarla yüzleşeceğimizin de sinyallerini vermektedir. Bu gelişmeler ülkemizin geleceğine yön veren siyasetçiler, akademisyenler, bürokratlar ve medyanın yoğun ilgisini çekmiş ve doğurganlık azalışı merkezli tartışmalar önemli bir gündem maddesi haline gelmiştir. Bu araştırma bu bağlamda söz konusu tartışmalara bilimsel bir temelde, akademik ve eleştirel bir arka plan sunmayı, gelecek eğilimlerini ortaya koyarak muhtemel etkilere dikkat çekmeyi ve gelecek için muhtemel politika seçeneklerini ortaya koymayı amaçlamaktadır.”
ARAŞTIRMA HAKKINDA
Nüfus Politikaları çalışması Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın talebi ile Ipsos Sosyal Araştırmalar Enstitüsü tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu rapor Ipsos Sosyal Araştırmalar Enstitüsü tarafından hazırlanmıştır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın görüşlerini yansıtmamaktadır.
Araştırma Gerekçesi
“Nüfus Politikaları” Araştırması’nın amacı;
• Türkiye’de doğurganlığın düşmesinin Türkiye için yaratacağı risk ve fırsat alanlarını tespit etmek
• Dünyada uygulanan doğurganlığı arttırıcı politika örneklerini ve sonuçlarını değerlendirmek
• Önümüzdeki 30 yıl içerisinde uygulanması gereken nüfus politikalarına yönelik bilimsel bir çerçeve içinde önerilerde bulunmaktır.
Araştırma Yaklaşımı
• Araştırma kapsamında Mayıs 2013 tarihinde literatür çalışması ve niteliksel görüşmeler yapılmıştır.
• Literatür çalışmasında; Türkiye’de temel demografik ve değişkenlerin tarihsel süreci, Türkiye’de temel demografik değişkenlerin geleceği, Türkiye’de nüfus politikalarının geçmişi ve dünyada doğurganlığı arttırıcı politika uygulamaları konularında bilimsel araştırmalar ve makaleler incelenmiştir.
• Türkiye ve yurtdışından kamu sektörü ve üniversitelerden seçilmiş toplam 9 uzman kişi ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Görüşülen uzmanların çalıştıkları konuların çeşitliliği (nüfus ve kalkınma, nüfus politikaları, karşılaştırmalı demografik trendler, toplumsal cinsiyet, aile, doğurganlık, kadın sağlığı, üreme sağlığı, refah ve gelir eşitsizliği, yaşlılık, sosyal destek gibi) rapor zenginleşmesine önemli katkıda bulunmuştur.

Eylül 23, 2013

1

Bültenler, Haberler

Diğer yazıları okuyun

Yorum (1)

Yorum Yaz

DR ŞÜKRÜ ASLANYÜREK

Eylül 24, 2013 at 4:18 Ös

Bence bir zaman-serisi çalışmasıyla bu araştırmayı renklendirmek gerek: 2000 yıl öncesinden bugüne kadar, hangi zaman aralıklarında, nüfus büyümesi/ekonomik yapı/kamu yönetimi yapısı/istikrar(sızlık) unsurları arasında ilişki , karşılıklı etkileşim nasıl gelişti?
Bugünkü Türkiye nüfusunun yapısındaki değişim, önümüzdeki 30 yılın Anadolu/İran-Kafkasya/Doğu Akdeniz ekonomisi ve tüketici piyasaları için neler söylüyor acaba?

Yorum yazın